Dörtlü Tarama Testi (4'lü Test) Nedir? Ne Zaman Yapılır, Sonuçlar Nasıl Yorumlanır?

Dörtlü Tarama Testi (4’lü Test) Nedir? Ne Zaman Yapılır, Sonuçlar Nasıl Yorumlanır?

Dörtlü tarama testi (4’lü test), gebeliğin ikinci trimesterinde, genellikle 15–22. haftalar arasında anne kanından yapılan ve bazı kromozomal farklılıklar ile açık nöral tüp defekti riskini değerlendiren bir tarama testidir; tek başına tanı koymaz. Testte AFP, hCG, uE3 ve inhibin A düzeyleri değerlendirilir ve bu sonuçlar anne yaşı ile gebelik haftası gibi bilgilerle birlikte kişiye özgü bir risk hesabına dönüştürülür.

Dörtlü tarama testinde özellikle Down sendromu (Trizomi 21), Trizomi 18 ve açık nöral tüp defekti açısından risk değerlendirmesi yapılır. Test için en uygun dönem çoğunlukla 16–18. haftalardır. Özellikle ilk trimesterdeki tarama yapılmadığında, ikinci trimesterde uygulanabilecek serum tarama seçeneklerinden biri olarak gündeme gelebilir.

Elinizde bir dörtlü tarama testi sonucu varsa, rapordaki değerlerin tek tek yüksek veya düşük olmasından çok, bunların birlikte oluşturduğu risk oranının nasıl hesaplandığını anlamak gerekir. “Sonuçlar Nasıl Yorumlanır?” bölümünde rapordaki ifadelerin ne anlama geldiğini; “Riskli Çıkarsa Ne Yapılır?” bölümünde ise yüksek risk sonucundan sonra hangi değerlendirmelerin gündeme gelebileceğini ayrıntılı olarak ele alacağız.

İçindekiler

Dörtlü Tarama Testi Nedir?

Dörtlü tarama testi, gebeliğin ikinci trimesterinde anne kanındaki AFP, hCG, uE3 ve inhibin A düzeylerinin ölçülmesi ve bu sonuçların anne yaşı, gebelik haftası, kilo gibi kişisel bilgilerle birlikte değerlendirilerek bir risk hesabı yapılmasıdır. Sonuç, “bebekte hastalık var” veya “yok” şeklinde verilmez; belirli bir durumun görülme olasılığının arttığını ya da azaldığını gösteren bir risk oranı olarak raporlanır. Bunu, bir sınavdaki tek bir soruya bakarak sonucu belirlemek yerine, farklı göstergeleri birlikte değerlendirerek genel bir tablo oluşturmak gibi düşünebilirsiniz.

📌 4’lü test, 4’lü tarama testi ve quad test ifadeleri aynı tarama testini anlatmak için kullanılır.

Tarama Testi mi, Tanı Testi mi?

Dörtlü test bir tarama testidir; yüksek risk sonucu, bebeğin kesin olarak hasta olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde düşük risk sonucu da kromozomal veya yapısal bir sorunun kesin olarak bulunmadığını göstermez. Kesin tanı gerektiğinde, doktorun değerlendirmesine göre amniyosentez gibi tanısal testlere başvurulabilir.

👉 Amniyosentezin nasıl yapıldığı ve hangi durumlarda tercih edildiği için amniyosentez sayfamıza göz atabilirsiniz.

Dörtlü Test Hangi Durumları Tarar, Hangilerini Taramaz?

Dörtlü testin temel olarak değerlendirdiği durumlar Trizomi 21 (Down sendromu), Trizomi 18 (Edwards sendromu) ve açık nöral tüp defektleridir. Açık nöral tüp defektleri arasında spina bifida ve anensefali bulunur. Özellikle açık nöral tüp defektleri açısından AFP düzeyi önemli bilgiler sağlar.

Dörtlü test, kalp anomalileri başta olmak üzere yapısal anomalilerin çoğunu, tek gen hastalıklarını veya taşıyıcılık durumlarını taramak amacıyla kullanılmaz. Trizomi 13 (Patau sendromu) ise standart dörtlü testin temel tarama hedefleri arasında yer almaz; bazı laboratuvarların raporlama algoritmaları farklı olabileceğinden, raporda bu yönde bir değerlendirme bulunuyorsa sonuç doktor tarafından doğrulanmalıdır.

👉 Down sendromu hakkında daha ayrıntılı bilgi için ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Dörtlü Testte Neye Bakılır? AFP, hCG, uE3 ve İnhibin A

Dörtlü tarama testi, anne kanındaki dört farklı biyokimyasal belirtecin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Bu belirteçler AFP, hCG, uE3 ve inhibin A‘dır. Elde edilen sonuçlar yalnızca tek tek değerler üzerinden değerlendirilmez; gebelik haftası, anne yaşı ve bazı anneye ait özelliklerle birlikte hesaplanarak bebeğin belirli kromozomal farklılıklar ve açık nöral tüp defekti açısından risk düzeyi belirlenir.

BelirteçTemel kaynağıDörtlü testte ne için değerlendirilir?
AFPBaşta fetüs olmak üzere gebelik dokularıÖzellikle açık nöral tüp defekti riskinin değerlendirilmesine katkı sağlar.
hCGPlasentaKromozomal farklılıklar için yapılan risk hesabında kullanılır.
uE3Fetüs ve plasenta arasındaki hormon üretim sistemiKromozomal farklılıklar için yapılan biyokimyasal risk hesabına katkıda bulunur.
İnhibin APlasentaÖzellikle Trizomi 21 (Down sendromu) için risk hesabının duyarlılığını artıran ek belirteçtir.

👉 AFP, hCG ve uE3’ün ne olduğu ve üçlü tarama testindeki yerleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için üçlü tarama testi yazımıza bakabilirsiniz. Dörtlü testi üçlü testten ayıran temel nokta ise bu üç belirtece inhibin A’nın eklenmesidir.

İnhibin A Nedir ve Dörtlü Testi Üçlü Testten Farklı Kılan Ne?

İnhibin A, gebelik sırasında plasentadan salgılanan bir hormondur. Anne kanındaki düzeyi, diğer üç belirteçle birlikte değerlendirilerek özellikle Trizomi 21 (Down sendromu) riskinin hesaplanmasına katkı sağlar.

Üçlü tarama testinde AFP, hCG ve uE3 değerlendirilirken, dörtlü tarama testi bunlara inhibin A’yı ekler. Bu ek belirteç, Down sendromu için yapılan ikinci trimester serum taramasının performansını artırmak amacıyla kullanılır; ancak testin hâlâ bir tarama testi olduğu ve tek başına tanı koymadığı unutulmamalıdır.

Hastaların sık sorduğu sorulardan biri “inhibin A kaç olmalı?” şeklindedir. Bu soruya herkes için geçerli tek bir sayı vermek doğru değildir. İnhibin A sonucu, gebelik haftasına göre değişen değerler dikkate alınarak çoğunlukla MoM (Multiple of the Median) üzerinden yorumlanır; ayrıca nihai risk hesabında diğer belirteçler ve anneye ait bilgiler de birlikte kullanılır.

Bu nedenle bir raporda inhibin A’nın referans aralığının üzerinde veya altında görülmesi, tek başına bebeğin sağlığı hakkında kesin bir sonuç vermez. Dörtlü test inhibin A değerlendirmesinde asıl önemli olan, bu değerin diğer bulgularla birlikte oluşturduğu genel risk hesabıdır.

Dörtlü Tarama Testi Ne Zaman Yapılır? Kaçıncı Haftada?

Dörtlü Tarama Testi Ne Zaman Yapılır?
Dörtlü Tarama Testi Ne Zaman Yapılır?

Dörtlü tarama testi genellikle gebeliğin 15–22. haftaları arasında yapılır; laboratuvarın kullandığı protokole göre bu aralık değişebilir ve en uygun dönem çoğunlukla 16–18. haftalardır. Bu zamanlama, testte kullanılan biyokimyasal belirteçlerin gebelik ilerledikçe düzeylerinin değişmesi nedeniyle önem taşır.

Özellikle 16–18. haftalarda yapılan ölçüm, hem kromozomal farklılıklar hem de açık nöral tüp defektleri açısından yapılan ikinci trimester taramasında uygun bir zaman aralığı sağlar. Testin hangi haftaya kadar kabul edildiği ise kullanılan laboratuvarın hesaplama sistemi ve klinik protokolüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.

İdeal Hafta ve Neden 11–14. Haftalarda Yapılmaz?

Dörtlü test için 11–14. haftalar uygun dönem değildir. Bu haftalar, ilk trimester taramalarının uygulandığı dönemdir; dörtlü tarama testi ise ikinci trimester serum taraması olarak değerlendirilir.

Bu nedenle internette karşılaşılan ve dörtlü test için 11–14. haftaları öneren bilgilerin, farklı bir tarama yöntemiyle karıştırılmış olması mümkündür.

👉 İkili tarama testi hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili yazımıza bakabilirsiniz; burada ilk trimester taramasının ayrıntılarına yeniden girmiyoruz.

İkili Test Yapılmadıysa veya Hafta Geçtiyse

İlk trimesterde ikili tarama testi yapılmamışsa veya bu test için uygun dönem kaçırılmışsa, ikinci trimesterde dörtlü tarama testi seçeneklerden biri olarak değerlendirilebilir. Özellikle gebelik takibine ikinci trimesterde başlayan kadınlarda, mevcut gebelik haftası ve önceki değerlendirmeler dikkate alınarak uygun tarama yöntemi doktor tarafından belirlenir.

Dörtlü test için uygun haftalar geçilmişse, “artık hiçbir tarama yapılamaz” şeklinde düşünülmemelidir. Gebelik haftasına, daha önce yapılmış testlere ve kişinin tercihine göre NIPT (anne kanındaki hücresiz fetal DNA ile yapılan kromozom taraması) veya uygun ultrason değerlendirmeleri gibi seçenekler gündeme gelebilir. NIPT’nin de bir tarama testi olduğu, tanı testi olmadığı unutulmamalıdır. Güncel SMFM önerileri, yaygın fetal anöploidiler için hücresiz DNA taramasını yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip bir tarama seçeneği olarak tanımlamaktadır.

Burada önemli olan, hangi testin “geç kalındığında yerine geçeceğine” tek başına karar vermek değil; gebelik haftası, önceki tarama sonuçları ve ultrason bulguları birlikte değerlendirilerek uygun seçeneğin belirlenmesidir.

Gebelik Haftanızı Doğru Bilmek Neden Önemli?

Dörtlü tarama testinde gebelik haftasının doğru belirlenmesi, test sonucunun güvenilir biçimde hesaplanması açısından önemlidir; çünkü AFP, hCG, uE3 ve inhibin A düzeyleri gebelik haftasına göre değişir ve risk hesabında haftaya uygun medyan değerlerle karşılaştırılır. Gebelik haftasında yapılan bir hata, MoM hesaplamasını ve buna bağlı risk değerlendirmesini etkileyebilir.

👉 Gebelik haftasının nasıl hesaplandığını öğrenmek için gebelik hesaplama yazımıza göz atabilirsiniz.

Dörtlü Tarama Testi Nasıl Yapılır?

Dörtlü tarama testi, anne adayının kolundan alınan bir kan örneğiyle yapılır. Alınan kan laboratuvarda AFP, hCG, uE3 ve inhibin A açısından incelenir; sonuçlar gebelik haftası ve anneye ait bazı bilgilerle birlikte değerlendirilerek bir risk hesabı oluşturulur.

Testin kendisi girişimsel bir işlem değildir. Yalnızca anne kanı alındığı için bebeğe doğrudan herhangi bir işlem yapılmaz ve amniyosentez gibi tanısal girişimlerde görülebilen işlem kaynaklı riskler söz konusu değildir.

Bazı merkezlerde kan örneği alınmadan önce gebelik haftasının doğruluğu ve gebeliğin özellikleri ultrasonla yeniden değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, özellikle biyokimyasal sonuçların doğru gebelik haftası üzerinden yorumlanması açısından önem taşır.

Test Öncesi Hazırlık: Aç Olmak Gerekir mi?

Dörtlü tarama testi için genellikle aç kalmak gerekmez; normal şekilde yemek ve su içilebilir. Bununla birlikte, kan örneğinin alınacağı laboratuvarın özel bir hazırlık talimatı varsa o talimata uyulmalıdır.

Randevu sırasında gebelik haftasının doğru hesaplanabilmesi ve risk değerlendirmesinin uygun yapılabilmesi için son adet tarihi ile varsa ultrason kayıtlarının bilinmesi yararlı olur. Ayrıca anne adayının kilosu, sigara kullanımı, diyabet ve insülin kullanımı, gebeliğin tüp bebek tedavisiyle oluşup oluşmadığı, çoğul gebelik durumu ve daha önce yapılmış tarama testleri gibi bilgiler de değerlendirmeye dahil edilebilir.

Sonuç Ne Zaman Çıkar? (4’lü Tarama Testi Kaç Günde Çıkar?)

4’lü tarama testi sonucunun hazırlanma süresi laboratuvarın çalışma sistemine ve kullanılan analiz yöntemine göre değişebilir. Bu nedenle her merkez için geçerli sabit bir gün vermek doğru değildir; sonuç çoğunlukla birkaç iş günü içerisinde hazırlanır.

Rapor hazırlandığında yalnızca tek tek kan değerlerine bakılarak yorum yapılmamalıdır. Dörtlü tarama testi sonucu, gebelik haftası ve risk hesabında kullanılan diğer bilgilerle birlikte kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Bazı laboratuvar sonuçları elektronik sağlık sistemlerine aktarılabilir; ancak her laboratuvar sonucunun e-Nabız’a mutlaka yansıyacağı garanti değildir. Sonucun sisteme düşmemesi, testin yapılmadığı veya sonuçlanmadığı anlamına gelmez.

Sonucu Etkileyen Faktörler

Dörtlü tarama testinde yalnızca kan örneğindeki dört belirtecin düzeyi dikkate alınmaz. Risk hesabının doğru yapılabilmesi için aşağıdaki bilgiler de önem taşıyabilir:

  • Gebelik haftası: AFP, hCG, uE3 ve inhibin A düzeyleri gebelik haftasına göre değişir. Bu nedenle hafta bilgisindeki hata risk hesabını etkileyebilir.
  • Anne kilosu: Anne vücut ağırlığı, serum belirteçlerinin yorumlanmasında kullanılan düzeltmelerden biridir.
  • İkiz veya çoğul gebelik: Birden fazla fetüs bulunması, serum belirteçlerinin düzeylerini ve bunların yorumlanmasını etkileyebilir.
  • İnsülin kullanan diyabet: Diyabet ve özellikle insülin kullanımı, bazı serum tarama hesaplamalarında dikkate alınan anneye ait özellikler arasındadır.
  • Sigara kullanımı: Bazı risk hesaplama sistemlerinde anneye ait bu tür özellikler de değerlendirmeye alınabilir.
  • Tüp bebek gebeliği: Yardımcı üreme teknikleriyle elde edilen gebeliklerde gebeliğin oluşma şekli ve kullanılan yardımcı üreme yöntemi, prenatal tarama seçenekleri değerlendirilirken dikkate alınır. SMFM, IVF gebeliklerinde prenatal genetik tarama ve tanısal test seçeneklerinin hastayla görüşülmesini önermektedir.

Tüp bebek gebeliklerinde dörtlü test sonucu değerlendirilirken özellikle gebelik haftasının ve gebeliğin oluşma şeklinin doğru bildirilmesi önemlidir. Klinik değerlendirmede tüp bebek gebeliklerinde belirteç düzeltmelerinin nasıl yapılacağı ve elde edilen risk hesabının nasıl yorumlanacağı, kullanılan laboratuvarın hesaplama sistemiyle birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle tüp bebek gebeliğinde raporu yalnızca referans aralıklarına bakarak yorumlamak yerine, gebeliğin özellikleriyle birlikte değerlendirmek gerekir.

Dörtlü Tarama Testi Kimlere Önerilir? Yaptırmak Zorunlu mu?

Dörtlü tarama testi, gebelik sırasında yapılabilecek tarama seçeneklerinden biridir ve yaptırılması zorunlu değildir. Prenatal genetik tarama ve tanı testleri hakkında yeterli bilgi verildikten sonra karar, anne adayının bilgilendirilmiş tercihine göre verilir; ACOG da kromozomal anomali taramasının bilgilendirilmiş bir hasta tercihi olması gerektiğini belirtmektedir.

Burada önemli olan, “her gebe mutlaka dörtlü test yaptırmalıdır” veya “bu test gereksizdir” şeklinde tek bir yaklaşım benimsemek yerine, gebeliğin özelliklerine göre mevcut seçenekleri doktorla birlikte değerlendirmektir.

Hangi Durumlarda Dörtlü Test Öne Çıkar?

Dörtlü tarama testi özellikle aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:

  • İlk trimesterde yapılan ikili tarama testinin yapılmamış veya uygun dönemin kaçırılmış olması
  • Gebelik takibine ilk kez ikinci trimesterde başlanması
  • Anne adayının NIPT/cfDNA taramasını tercih etmemesi, bu teste ulaşamaması veya mevcut koşullarda farklı bir serum taraması seçeneğinin değerlendirilmesi
  • Özellikle AFP üzerinden açık nöral tüp defekti riskinin değerlendirilmesinin istenmesi
  • Anne yaşının ileri olması
  • Ailede genetik hastalık veya kromozomal farklılık öyküsü bulunması
  • Önceki gebelikte kromozomal anomali öyküsünün bulunması

Bu özelliklerden birinin bulunması, tek başına dörtlü testin kesin olarak yapılması gerektiği anlamına gelmez. Güncel yaklaşımda prenatal tarama seçenekleri; gebelik haftası, daha önce yapılmış testler, ultrason bulguları, çoğul gebelik gibi klinik özellikler ve anne adayının tercihleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Örneğin daha önce herhangi bir anöploidi taraması yapılmamış bir gebelikte, ikinci trimesterde dörtlü test ile hücresiz DNA (cfDNA/NIPT) taraması arasında seçim yapılması gündeme gelebilir. SMFM, daha önce tarama yapılmamış ve belirli izole ultrason bulguları bulunan gebeliklerde klinik duruma göre cfDNA veya dörtlü test seçeneklerinin görüşülmesini önermektedir.

Yaptırmamak Bir Seçenek mi?

Evet. Dörtlü tarama testini yaptırmamak, gebelik takibinin veya rutin ultrason kontrollerinin bırakılması anlamına gelmez. Bu durumda yalnızca dörtlü testin sağlayacağı biyokimyasal risk hesabından yararlanılmamış olur.

Karar vermeden önce şu soruların doktorla konuşulması yararlı olabilir:

  • Benim gebelik haftamda hangi tarama seçenekleri mevcut?
  • Daha önce yaptırdığım bir tarama testi varsa yeni bir teste gerçekten ihtiyaç var mı?
  • Test yüksek risk gösterirse sonraki adım ne olacak?
  • Tarama sonucunu kesin tanı olarak mı değerlendirmem gerekiyor?
  • Ultrason bulgularım mevcut tarama seçimini değiştiriyor mu?

Prenatal tarama testleri birbiriyle aynı bilgiyi vermez ve hiçbir tarama yöntemi tüm kromozomal veya yapısal sorunları dışlayamaz. Bu nedenle karar, yalnızca testin adından veya tek bir risk faktöründen hareketle değil, gebeliğin bütün klinik tablosu ve anne adayının tercihleri dikkate alınarak verilmelidir.

Dörtlü Tarama Testi Sonuçları Nasıl Yorumlanır?

Dörtlü Tarama Testi Sonuçları Nasıl Yorumlanır?
Dörtlü Tarama Testi Sonuçları Nasıl Yorumlanır?

Dörtlü tarama testi sonucu, yalnızca kan tahlilindeki dört değere bakılarak yorumlanmaz. Rapor hazırlanırken anne yaşı, gebelik haftası, ölçülen biyokimyasal belirteçler ve bu değerler için yapılan düzeltmeler birlikte değerlendirilir ve sonuç belirli durumlar açısından tahmini bir risk oranı şeklinde verilir.

Bir dörtlü tarama testi raporunda genellikle Trizomi 21 (Down sendromu), Trizomi 18 (Edwards sendromu) ve açık nöral tüp defekti açısından ayrı risk değerlendirmeleri bulunabilir. Bu nedenle raporda tek bir değerin yüksek veya düşük olması yerine, bütün sonuçların birlikte oluşturduğu risk değerlendirmesine bakmak gerekir.

AFP, hCG, uE3 ve İnhibin A Değeri Kaç Olmalı? MoM Nedir?

“AFP kaç olmalı?”, “hCG değeri normal mi?” veya “inhibin A kaç olmalı?” sorularının herkes için geçerli tek bir sayısal cevabı yoktur. Bu belirteçlerin gebelik haftasına göre beklenen düzeyleri değiştiği için sonuçlar çoğunlukla MoM (Multiple of the Median) adı verilen bir yöntemle değerlendirilir.

MoM, ölçülen değerin aynı gebelik haftasındaki beklenen medyan değere oranını ifade eder. Böylece farklı gebelik haftalarında yapılan ölçümlerin karşılaştırılması mümkün olur. Anne kilosu, sigara kullanımı, diyabet, çoğul gebelik ve gebeliğin oluşma şekli gibi bazı özellikler de hesaplamada kullanılan düzeltmeleri etkileyebilir.

Bu nedenle rapordaki ham AFP, hCG, uE3 veya inhibin A değerini internette bulunan herhangi bir referans tabloyla karşılaştırarak “normal” veya “anormal” şeklinde karar vermek doğru değildir. 0,5–2,0 MoM gibi aralıklar bazı değerlendirmelerde kullanılabilse de bunlar her belirteç ve her laboratuvar için evrensel bir “normal aralık” olarak kabul edilmemelidir.

MoM kavramının nasıl hesaplandığını daha ayrıntılı öğrenmek için üçlü tarama testi yazımızdaki ilgili bölüme göz atabilirsiniz.

Hangi Değerler Neyi Düşündürür?

Dörtlü testte dört belirtecin birlikte değerlendirilmesinin nedeni, bazı kromozomal farklılıklarda bu belirteçlerin birbirinden farklı yönde değişebilmesidir. Genel olarak beklenen eğilimler aşağıdaki gibidir:

DurumAFPhCGuE3İnhibin A
Trizomi 21 (Down sendromu)Genellikle düşükGenellikle yüksekGenellikle düşükGenellikle yüksek
Trizomi 18 (Edwards sendromu)Genellikle düşükGenellikle düşükGenellikle düşükBelirgin bir yükselme tipik değildir
Açık nöral tüp defektiGenellikle yüksekTek başına belirleyici değildirTek başına belirleyici değildirTek başına belirleyici değildir

Bu tablo genel biyokimyasal eğilimleri gösterir; tek başına herhangi bir belirteç tanı koydurmaz. Özellikle AFP yüksekliği yalnızca kromozomal farklılıklar açısından değil, gebelik haftasının yanlış hesaplanması, çoğul gebelik ve açık nöral tüp veya bazı karın duvarı defektleri gibi farklı durumlar açısından da değerlendirilmelidir.

Risk Oranı ve Sınır Değer (Cut-off) Nedir?

Dörtlü tarama testi sonucunda örneğin 1/1500 şeklinde bir risk oranı görülebilir. Bu ifade, benzer özelliklere sahip 1500 gebelik içinde yaklaşık bir gebelikte ilgili durumun görülmesinin beklendiği şeklinde okunur. Paydadaki sayı büyüdükçe hesaplanan risk azalır; örneğin 1/1500, 1/150’den daha düşük bir riski ifade eder.

Raporda ayrıca cut-off (sınır değer) bulunabilir. Bu değer, hangi risk oranının “tarama pozitif” veya “yüksek risk” olarak sınıflandırılacağını belirleyen eşiktir. Kullanılan laboratuvar ve risk hesaplama sistemine göre 1/250, 1/270 gibi farklı eşikler görülebilir; bu nedenle raporda yazan laboratuvarın kendi sınır değerine bakılması gerekir.

Dörtlü testte kullanılan klasik tarama protokollerinde, Trizomi 21 açısından yaklaşık %5 civarında bir tarama-pozitiflik oranı karşılığında yaklaşık %80 düzeyinde bir yakalama oranı bildirilmektedir. Ancak bu %5’lik grubun tamamında Down sendromu bulunmaz; tarama pozitifliği, tanı anlamına gelmez.

Bu ayrım özellikle önemlidir: “Yüksek risk” sonucu, bebeğin kesin olarak Down sendromlu veya Trizomi 18’li olduğunu göstermez. Sonuç, ileri değerlendirme gerektiren bir risk düzeyini ifade eder.

Örnek Bir Dörtlü Test Raporu Nasıl Okunur?

Aşağıdaki tablo, yalnızca rapordaki ifadelerin nasıl okunabileceğini göstermek amacıyla hazırlanmış temsili bir örnektir. Gerçek bir hastaya ait sonuç değildir.

Rapordaki alanTemsili bilgiNe anlama gelir?
AFP0,72 MoMAFP’nin gebelik haftasına göre düzeltilmiş değeri
hCG1,85 MoMhCG’nin gebelik haftasına göre düzeltilmiş değeri
uE30,68 MoMuE3’ün gebelik haftasına göre düzeltilmiş değeri
İnhibin A1,90 MoMİnhibin A’nın gebelik haftasına göre düzeltilmiş değeri
Trizomi 21 riski1/850Hesaplanan Down sendromu riski
Trizomi 18 riski1/7.500Hesaplanan Trizomi 18 riski
Açık NTD riskiDüşük riskAçık nöral tüp defekti açısından hesaplanan risk

Not: Bu tablo gerçek bir dörtlü tarama testi sonucu değildir. Yalnızca rapordaki belirteçlerin ve risk oranlarının birlikte nasıl gösterilebileceğini açıklamak için hazırlanmıştır.

Buradaki örnekte de görüldüğü gibi, tek tek MoM değerlerine bakarak kesin bir tanıya ulaşılmaz. Nihai yorum, laboratuvarın hesaplama sistemi, anneye ait bilgiler, gebelik haftası ve varsa ultrason bulguları ile birlikte yapılır.

Düşük Risk Çıktıysa

Dörtlü testte düşük risk sonucu alınması olumlu bir tarama bulgusudur; ancak sıfır risk anlamına gelmez. Tarama testleri belirli kromozomal farklılıkların olasılığını değerlendirir ve tüm genetik hastalıkları veya yapısal anomalileri dışlamaz.

Bu nedenle düşük risk sonucundan sonra da gebelik takibi ve gebelik haftasına uygun ultrason değerlendirmeleri sürdürülür. Özellikle bebeğin anatomisinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği ikinci düzey ultrasonografi, dörtlü testten farklı bir bilgi sağlar ve uygun haftada planlanır.

Düşük risk sonucunu “bebekte hiçbir sorun olamaz” şeklinde yorumlamak da, yalnızca tarama testine dayanarak başka gebelik kontrollerini gereksiz görmek de doğru değildir. Testin neyi taradığı ve neyi dışlamadığı doktorla birlikte değerlendirilmelidir.

Tek Bir Belirteç Yüksek veya Düşük Çıktıysa

Dörtlü tarama testinde dört belirteçten yalnızca birinin referans değerlerin dışında bulunması, tek başına bebeğin sağlığıyla ilgili kesin bir sorun olduğu anlamına gelmez. Öncelikle gebelik haftasının doğruluğu, anneye ait özellikler, çoğul gebelik olasılığı ve diğer belirteçlerin durumu gözden geçirilir.

Özellikle açıklanamayan AFP yüksekliği veya bazı diğer serum belirteçlerindeki belirgin değişiklikler, kromozomal anomalilerden bağımsız olarak gebeliğin daha yakından izlenmesini gerektirebilecek durumlarla ilişkili olabilir. Çalışmalarda açıklanamayan yüksek AFP ve bazı diğer belirteç değişiklikleri; fetal büyüme kısıtlılığı, preeklampsi gibi gebelik komplikasyonlarıyla ilişkilendirilmiştir. Ancak böyle bir belirtecin yüksek bulunması, bu komplikasyonların mutlaka gelişeceği anlamına gelmez.

Bu nedenle tek bir değeri gördüğünüzde doğrudan sonuca varmak yerine, “Bu değer neden yüksek veya düşük olabilir ve benim gebeliğimde başka bir değerlendirme gerekiyor mu?” sorusunun yanıtı aranmalıdır. Klinik değerlendirmede kan sonucu, ultrason bulguları ve gebeliğin genel seyri birlikte ele alınır.

Tüp bebek gebeliği, çoğul gebelik veya başka özel bir durum söz konusuysa sonuçların yorumlanması daha da kişiselleştirilir. Böyle durumlarda laboratuvarın kullandığı düzeltmeler ve hesaplama yöntemi de dikkate alınmalıdır.

Dörtlü Test Riskli Çıkarsa Ne Yapılır?

Dörtlü testte riskli bir sonuç çıkması, bebeğin kesin olarak hasta olduğu anlamına gelmez. Bu test bir tanı testi değil, belirli kromozomal farklılıkların ve açık nöral tüp defektlerinin görülme olasılığını hesaplayan bir tarama testidir. Sonuç riskli geldiğinde amaç hemen bir tanı koymak değil; önce sonucu doğru şekilde doğrulamak, ardından gebeliğe ve ailenin tercihine uygun ileri değerlendirme seçeneklerini belirlemektir.

Riskli bir sonuçla karşılaşan anne adayının ilk tepkisinin kaygı olması oldukça anlaşılırdır. Özellikle raporda “yüksek risk” veya “pozitif tarama” gibi ifadeler görmek, sonucu olduğundan daha kesin bir bilgi gibi algılamaya yol açabilir. Oysa burada konuşulan şey olasılıktır ve sonraki değerlendirmeler bu olasılığın ne anlama geldiğini netleştirmeye yöneliktir.

Riskli Sonuç Her Zaman Hasta Bebek Demek Değildir

Dörtlü test bir tarama testi olduğu için yanlış pozitif sonuçlar görülebilir. ACOG verilerine göre ikinci trimester dörtlü taramasında Trizomi 21 için yaklaşık %80 saptama oranı, yaklaşık %5 oranında ise tarama-pozitif sonuç görülmektedir; yani tarama pozitifliği ile gerçek hastalık aynı şey değildir.

Bu durum, riskli sonuçların önemli bir bölümünde bebeğin ilgili kromozomal farklılığa sahip olmadığını gösterir. Özellikle hastalığın toplumdaki görülme sıklığı, anne yaşı ve raporda hesaplanan başlangıç riski değiştikçe, pozitif bir tarama sonucunun gerçek hastalıkla örtüşme olasılığı da değişir.

Gebelik haftasının yanlış hesaplanması da dörtlü test sonucunu etkileyebilir. AFP, hCG, uE3 ve inhibin A gebelik boyunca değiştiği için kan örneğinin alındığı haftanın doğru bilinmesi, risk hesabının güvenilirliği açısından önemlidir.

Sonraki Adımlar

1. Gebelik haftası ve rapor doğrulanır.
Öncelikle kanın alındığı tarihteki gebelik haftası, ultrason ölçümleri ve raporda kullanılan anneye ait bilgiler kontrol edilir. Çünkü yanlış gebelik haftası veya eksik/hatalı düzeltme bilgileri, biyokimyasal risk hesabını değiştirebilir.

2. Ayrıntılı (ikinci düzey) ultrason yapılır.
Bebeğin anatomisinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi, dörtlü testten farklı bilgiler sağlar. Özellikle riskin hangi nedenle yükseldiğine göre beyin-omurga yapıları, karın duvarı ve diğer fetal yapılar dikkatle incelenebilir.

3. NIPT seçeneği değerlendirilir.
NIPT, anne kanındaki plasenta kaynaklı hücresiz DNA üzerinden özellikle Trizomi 21, 18 ve 13 açısından daha hassas bir tarama seçeneğidir; tanı testi değildir. Genellikle gebeliğin 10. haftasından itibaren yapılabilir, ancak dörtlü testin aksine açık nöral tüp defektlerini taramaz ve ayrıntılı ultrasonun yerini tutmaz.

4. Amniyosentez gündeme gelebilir.
Kesin tanıya ihtiyaç duyulduğunda amniyosentez gibi tanı testleri değerlendirilir. Amniyosentez hakkında işlemin nasıl yapıldığı, hangi haftalarda uygulandığı ve sonuçlarının nasıl yorumlandığına amniyosentez yazımızda ayrıntılı olarak yer veriyoruz.

Not: CVS (koryon villus örneklemesi) esas olarak ilk trimesterde kullanılan bir tanı yöntemidir; ikinci trimesterde riskli dörtlü test sonucu için hangi tanı testinin uygun olduğu gebelik haftasına ve klinik duruma göre ayrıca değerlendirilir.

5. Genetik danışmanlık alınır.
Risk oranının ne anlama geldiği, NIPT ile tanı testinin farkı ve elde edilen sonuçların gebelik yönetimine nasıl yansıyacağı birlikte değerlendirilir. ACOG ve SMFM, prenatal genetik tarama ve tanı seçeneklerinin hastaya doğru bilgi verilerek, klinik durum ve kişisel tercihler dikkate alınarak ele alınmasını önermektedir.

Yalnızca AFP Yüksek Çıktıysa

Dörtlü testte yalnızca AFP yüksekliği saptanması, Down sendromu açısından görülen tipik belirteç değişimlerinden farklı bir değerlendirme gerektirir. Öncelikle gebelik haftasının doğru olup olmadığı ve ikiz veya daha fazla sayıda bebeğin bulunup bulunmadığı kontrol edilir.

Bunun yanında AFP yüksekliği, açık nöral tüp defektleri ve bazı karın duvarı defektleri açısından ayrıntılı ultrason değerlendirmesini gerektirebilir. Buradaki amaç tek bir kan değerinden tanı koymak değil, ultrason ve diğer klinik bilgilerle olası nedeni araştırmaktır.

Bu Süreçte Yalnız Değilsiniz

Riskli bir tarama sonucu almak, özellikle gebeliğin sağlığıyla ilgili belirsizlik içerdiği için anne adayı açısından zorlayıcı olabilir. Böyle bir görüşmeye giderken raporunuzdaki soruları önceden not etmek, mümkünse eşiniz veya güvendiğiniz bir yakınınızla birlikte gitmek ve doktorunuzdan “Bu sonuç neyi gösteriyor, neyi göstermiyor?” sorusunun yanıtını açıkça istemek görüşmeyi daha verimli hale getirebilir.

Dr. Ekmez’in klinik notu: Riskli bir dörtlü test sonucunu değerlendirirken bizim için ilk adım, hastaya bunun bir tanı sonucu olmadığını açıkça anlatmaktır. Önce gebelik haftasının ve rapordaki hesaplamanın doğruluğunu kontrol eder, ardından ultrason bulgularını ve riskin hangi belirteçlerden kaynaklandığını birlikte değerlendiririm. Sonrasında NIPT ile taramayı derinleştirmek mi, yoksa tanı testiyle kesin bilgiye ulaşmak mı daha uygun; bunu gebeliğin özelliklerine ve hastanın ne öğrenmek istediğine göre konuşuruz. Hastanın rapordaki tek bir yüksek değere bakarak gebeliği hakkında kesin bir sonuca varmasını doğru bulmam; önemli olan bütün verileri aynı çerçevede değerlendirmektir.

Dörtlü Test Ne Kadar Güvenilir? İkili Test, Üçlü Test ve NIPT ile Karşılaştırma

Bir tarama testinin performansını değerlendirirken iki kavram özellikle önemlidir: yakalama oranı (saptama oranı), ilgili durumu taşıyan gebeliklerin ne kadarının test tarafından yüksek riskli olarak yakalandığını; yanlış pozitif oranı ise ilgili durum bulunmadığı halde testin pozitif sonuç verdiği gebeliklerin oranını ifade eder.

Bu iki oran birlikte değerlendirilmelidir. Bir tarama testinin yakalama oranının yüksek olması, tek başına pozitif çıkan kişinin bebeğinde mutlaka hastalık olduğu anlamına gelmez.

Dörtlü Testin Yakalama Oranı ve Yanlış Pozitifi

Trizomi 21 açısından ikinci trimester dörtlü tarama testinin yaklaşık %80 saptama oranına ve yaklaşık %5 tarama-pozitiflik oranına sahip olduğu bildirilmektedir. Aynı klasik karşılaştırmalarda üçlü testin saptama oranı yaklaşık %69 olarak verilir; dörtlü teste inhibin A’nın eklenmesiyle Trizomi 21 için tarama performansı yükselmiştir.

Buradaki oranlar bir anne adayının kişisel riskini göstermez. Yaş, gebelik haftası, başlangıç riski, çoğul gebelik ve kullanılan laboratuvarın hesaplama yöntemi gibi faktörler kişisel risk hesabını değiştirebilir.

İkili Test Yaptırdım, Dörtlü Test Gerekli mi?

İkili Tarama Testi ve 4'lü test farkı

İlk trimesterde yapılan ikili test ile ikinci trimesterde yapılan dörtlü testi, iki bağımsız sonucu üst üste koyarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım değildir. Birbirinden bağımsız serum taramalarının art arda yapılması, sonuçların nasıl yorumlanacağı konusunda belirsizlik oluşturabilir ve gereksiz pozitif sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilir; buna karşılık entegre veya ardışık tarama protokollerinde ilk ve ikinci trimester bulguları önceden belirlenmiş bir hesaplama yöntemiyle birlikte değerlendirilir.

İkili test düşük riskli çıktıysa çoğu gebelikte ayrıca bağımsız bir dörtlü test istenmesi rutin bir yaklaşım değildir. Bununla birlikte ikinci trimesterde AFP ve ultrason değerlendirmesiyle açık nöral tüp defektleri ayrıca ele alınabilir; bu değerlendirme Down sendromu taramasının tekrarlanması anlamına gelmez.

İkili test yüksek riskli çıktıysa dörtlü test, sonucu doğrulamak amacıyla kullanılan bir “ikinci görüş” testi değildir. Bu durumda NIPT ile taramanın daha hassas bir yöntemle sürdürülmesi veya amniyosentez gibi tanı seçeneklerinin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.

Dörtlü mü, Üçlü mü?

Dörtlü ve üçlü test arasındaki temel fark, dörtlü testte inhibin A’nın eklenmiş olmasıdır. Üçlü test AFP, hCG ve uE3’ü değerlendirirken dörtlü test bunlara inhibin A’yı ekleyerek özellikle Trizomi 21 taramasındaki saptama oranını artırır. Klasik verilere göre üçlü test yaklaşık %69, dörtlü test ise yaklaşık %80–81 düzeyinde Trizomi 21 saptama oranına ulaşmaktadır.

Dolayısıyla “3’lü ve 4’lü tarama testi arasındaki fark nedir?” sorusunun kısa yanıtı şudur: Dörtlü test, üçlü testteki üç belirtece inhibin A’yı ekleyen ikinci trimester serum taramasıdır. Hangi testin kullanılacağı; gebelik haftasına, laboratuvarın sunduğu testlere ve gebeliğin daha önce nasıl tarandığına göre belirlenir.

👉 Daha ayrıntılı karşılaştırma için üçlü tarama testi yazımızdaki ilgili bölüme bakabilirsiniz.

Dörtlü mü, NIPT mi? Hangi Durumda Hangisi?

Burada tek bir testin her gebelik için aynı şekilde seçilmesi yerine, hangi soruya yanıt aranıldığına bakmak daha doğrudur:

DurumDeğerlendirilebilecek yaklaşımTemel neden
İkili test yapılmamış ve gebelik 15. haftadan sonraDörtlü test veya NIPTİkinci trimesterde serum taraması yapılabilir; NIPT ise yaygın anöploidiler için daha hassas bir tarama seçeneğidir
Açık nöral tüp defekti açısından değerlendirme isteniyorAFP + ayrıntılı ultrasonNIPT bu yapısal defektlerin taramasının yerine geçmez
Kromozomal anomaliler için daha yüksek hassasiyette tarama isteniyorNIPTcfDNA, Trizomi 21, 18 ve 13 için mevcut tarama yöntemleri arasında en yüksek hassasiyet ve özgüllüğe sahip tarama testidir
İkiz gebelikNIPT veya uygun serum taraması, gebeliğin özelliklerine görecfDNA, ikiz gebeliklerde özellikle Trizomi 21 için kullanılabilmektedir; çoğul gebeliğin tipi ve testin kapsamı önemlidir
Tüp bebek gebeliğiTarama veya tanı seçenekleri bireysel olarak değerlendirilirIVF gebeliklerinde prenatal genetik tarama ve tanı seçenekleri ayrıca ele alınmalı; ayrıntılı ultrason da planlanmalıdır

SMFM’nin 2025 tarihli güncel önerisinde cfDNA taraması, Trizomi 21, 18 ve 13 için mevcut seçenekler arasında en hassas ve özgül tarama testi olarak tanımlanıyor; ikiz gebeliklerde de Trizomi 21 için birinci basamak tarama seçeneği olarak öneriliyor. IVF gebeliklerinde ise prenatal genetik tarama ve tanı seçeneklerinin sunulması ve ayrıntılı obstetrik ultrason yapılması öneriliyor.

Ancak NIPT’nin kapsamı dörtlü test ile aynı değildir. NIPT esas olarak belirli kromozomal anomalilerin riskini değerlendirir; açık nöral tüp defektlerini taramaz ve ayrıntılı ultrasonun yerini tutmaz. ACOG’ye göre cfDNA taraması 10. gebelik haftasından itibaren yapılabilir ve pozitif bir sonuç tanı testiyle doğrulanmalıdır.

Bu nedenle dörtlü test ile NIPT arasında seçim yapılırken yalnızca “hangisi daha iyi?” sorusuna değil, hangi anomaliler açısından bilgi istendiğine, gebeliğin kaçıncı haftasında olunduğuna ve daha önce hangi taramaların yapıldığına bakmak gerekir.

Not: Tablodaki yaklaşımlar genel bir çerçevedir. Özellikle ikili test sonucu, ultrason bulguları, çoğul gebelik ve IVF gibi durumlarda test seçimi kişisel klinik değerlendirmeyle yapılmalıdır.

Dörtlü Tarama Testi Fiyatı, SGK Kapsamı ve Nerede Yapılır?

Dörtlü tarama testi fiyatı, testin yapıldığı sağlık kuruluşuna, kullanılan laboratuvarın ücretlendirmesine ve hekim değerlendirmesinin hizmete dahil olup olmamasına göre değişebilir. Bu nedenle internette yer alan tek bir fiyat üzerinden değerlendirme yapmak yerine, test yaptırılacak kurumdan güncel ücret ve hizmet kapsamının öğrenilmesi daha doğru olur.

Özel sağlık kuruluşlarında test ücretine yalnızca kan analizinin veya kan alma işleminin dahil olup olmadığı da önceden sorulmalıdır. Dörtlü test fiyatı hakkında güncel bilgi almak isteyen hastalar, randevu öncesinde kliniğimizle iletişime geçerek o tarihte geçerli ücretlendirme ve hizmet kapsamını öğrenebilir.

Dörtlü Tarama Testi SGK Kapsamında mı?

Dörtlü tarama testi bazı kamu hastanelerinde gebelikteki rutin tarama hizmetleri kapsamında uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin güncel bilgilendirmelerinde, ilk trimester taraması yapılamayan gebelerde ikinci trimesterde üçlü/dörtlü tarama testlerinin uygulanabildiği belirtilmektedir.

Bununla birlikte SGK kapsamı, ücretlendirme ve hangi kurumda hangi testin yapılabildiği kurumun sözleşmesi, güncel Sağlık Uygulama Tebliği ve kurumun kendi uygulamasına göre değişebileceğinden, işlem öncesinde ilgili hastane veya laboratuvardan teyit alınması gerekir. Özel bir kurumda test yaptırmayı planlıyorsanız, SGK kapsamı ve varsa hastaya yansıyacak ücret ayrıca sorulmalıdır.

Dörtlü Tarama Testi Nerede Yapılır?

Dörtlü test, gebelik takibinin yapıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum birimleri tarafından planlanabilir ve kan örneği ilgili laboratuvarda analiz edilir. Bazı kamu hastanelerinde perinatoloji birimleri de gebelikteki tarama ve ileri değerlendirme süreçlerini yürütmektedir.

İstanbul’da dörtlü tarama testi hakkında değerlendirme ve randevu için Doç. Dr. Murat Ekmez Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ile iletişime geçebilirsiniz.

Adres: AVRUPA OFİS KALE, Maltepe, Yedikule Çırpıcı Yolu K:3 D:15, 34010 Zeytinburnu/İstanbul

Randevu al

Dörtlü Tarama Testi Hakkında Sık Sorulan Sorular

🩺 Dörtlü Testte Bebeğin Cinsiyeti Belli Olur mu?

👉 Hayır. Dörtlü test, belirli kromozomal anomaliler ile açık nöral tüp defekti riskini değerlendiren bir tarama testidir; bebeğin cinsiyeti ultrasonografik değerlendirmeyle belirlenir.

🩺 Dörtlü Test Bebeğe veya Anneye Zarar Verir mi?

👉 Hayır. Test yalnızca anneden kan alınarak yapıldığı için bebeğe doğrudan müdahale edilmez ve girişimsel işlem riski taşımaz. Sonuç sonrasında amniyosentez gibi bir tanı testi gündeme gelirse, o işlemin riskleri ayrıca değerlendirilir.

🩺 İkiz Gebelikte Dörtlü Test Yapılır mı?

👉 İkiz gebelikte dörtlü test yapılabilse de sonuçların yorumlanması tekil gebeliğe göre daha karmaşıktır ve testin performansı gebeliğin özelliklerine göre değişebilir. Bu nedenle hekim, ultrason bulguları ve gebelik tipini değerlendirerek dörtlü test yerine veya yanında farklı bir tarama yöntemini önerebilir.

🩺 Dörtlü Test Tekrarlanır mı?

👉 Aynı gebelikte dörtlü testin rutin olarak tekrarlanması beklenen bir uygulama değildir. Riskli bir sonuçta testi tekrar etmek yerine gebelik haftası ve rapor doğrulanır, ardından ultrason ve gerekli ileri değerlendirmeler planlanır.

Dörtlü Tarama Testi İçin Doç. Dr. Murat Ekmez'den Randevu Al

Sonucunuzu Birlikte Değerlendirelim

Dörtlü tarama testi sonucunun değerlendirilmesi, yalnızca raporda yazan tek bir değere bakılarak yapılmaz. Test sonucu; gebelik haftası, anneye ve gebeliğe ait özellikler ve raporda hesaplanan risk oranı ile birlikte ele alınmalıdır. Özellikle riskli olarak bildirilen sonuçlarda, bunun kesin bir tanı anlamına gelmediğinin bilinmesi önemlidir.

Doç. Dr. Murat Ekmez, gebelik takibi ve doğum öncesi değerlendirme sürecinde dörtlü tarama testi sonuçlarının klinik bulgular ve ultrasonografi ile birlikte değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Sonucunuz düşük riskli olsa da riskli olarak bildirilmiş olsa da, rapordaki değerlerin ne ifade ettiği ve bundan sonraki süreçte hangi değerlendirmelerin gündeme gelebileceği konusunda görüşme yapılabilir.

Özellikle riskli bir tarama sonucu sonrasında, mevcut bulguların birlikte değerlendirilmesi ve gerekirse ileri incelemeler açısından kişiye özel bir yol haritasının oluşturulması önem taşır. Daha önce yapılmış test ve ultrasonografi sonuçlarınızla birlikte ikinci bir görüş almak da değerlendirme seçeneklerinden biridir.

Gebelik takibi, dörtlü tarama testi sonucu değerlendirmesi veya riskli tarama sonucu sonrasında görüş almak için randevu oluşturabilirsiniz. Randevu ve iletişim bilgileri üzerinden WhatsApp ile ulaşabilir, kliniğin konum bilgilerine ilgili bağlantılardan erişebilirsiniz.

İlgili Yazılar

Gebelikte yapılan tarama ve tanı testleri hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için aşağıdaki içeriklere de göz atabilirsiniz:

Kaynaklar

Yasal Uyarı

Bu yazı konusu ile ilişkili yukarıda sunulan bilgiler Doç. Dr. Murat Ekmez’in Kadın Hastalıkları ve Doğum Muayenehanesi hizmetlerine ilişkin ön bilgilendirme vasfındadır. Burada bahsedilen tanı ve tedavi hizmetleri ile ilişkili bilgiler güncel bilimsel kaynaklardan hazırlanmıştır. Buradaki bilgiler hiçbir hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılamaz, kullanılması durumunda kısa ve uzun vadede doğabilecek zararlar ile ilişkili sorumluluk uygulayan kişi veya kişilere aittir.